Arakçi’den Hürmüz Çıkışı: “Boğaz Açık Ama Düşmanlarımıza Kapalı”
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran takvimine göre yılın son haftasında düzenlediği basın toplantısında, Hürmüz Boğazı’nın statüsü ve devam eden savaşa ilişkin dünyaya sert mesajlar verdi. Arakçi, stratejik su yolunun sadece İran’a dost ülkelere açık olduğunu vurguladı.
“Hürmüz Boğazı Düşmanlarımıza Kapalıdır”
Küresel enerji sevkiyatının en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimlerine dikkat çeken Arakçi, Batılı güçlerin boğazın açık kalması için üçüncü ülkelere çağrıda bulunmasını eleştirdi. Arakçi, “Bugün, savaşın başlamasından 15 gün sonra, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği için dün düşman saydıkları kişilere yalvarıyorlar. Şunu net olarak söylüyorum: Hürmüz Boğazı açıktır ancak ülkemize saldıranlara ve onların müttefiklerine kapalıdır” dedi.
“Ateşkes Talebinde Bulunmadık”
Savaşın gidişatına dair ABD’ye herhangi bir mesaj göndermediklerini belirten Arakçi, Tahran’ın geri adım atmayacağını söyledi. İran’ın savaşa hevesli olmadığını ancak teslim de olmayacağını ifade eden Bakan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“ABD’ye hiçbir mesaj göndermedik ve ateşkes talebinde bulunmadık. Bu savaş, düşmanlarımızın bu saldırganlığı bir daha akıllarından bile geçiremeyecekleri şekilde sona ermelidir. Sanırım şimdiye kadar iyi bir ders aldılar ve karşılarında kendini savunurken hiçbir tereddüt göstermeyen bir millet olduğunu anladılar.”
“Benzersiz Bir Yıl: İki Savaş Yaşadık”
Geçtiğimiz yılı İran tarihi açısından “benzersiz, zorlu ancak gurur verici” olarak nitelendiren Arakçi, İran’ın baskılara boyun eğmediğini savundu. Düşmanların “şartsız teslimiyet” beklentisiyle saldırı başlattığını ancak başarılı olamadıklarını öne süren Arakçi, “12 günün sonunda kendileri şartsız ateşkes istemek zorunda kaldı. Şimdi aynı senaryoyu daha büyük bir şiddetle deniyorlar ama sonuç değişmeyecek” ifadelerini kullandı.
Stratejik Kararlılık Vurgusu
İran’ın savaşı gerekli gördüğü her yere taşıma kapasitesine sahip olduğunu hatırlatan Arakçi, Tahran yönetiminin savunma doktrininin artık “caydırıcılığı kalıcı hale getirmek” üzerine kurulu olduğunu belirterek konuşmasını sonlandırdı.