Trump’tan NATO’ya Fesih Tehdidi: “Kağıttan Kaplan Olduklarını Biliyordum”

Trump’tan NATO’ya Fesih Tehdidi: “Kağıttan Kaplan Olduklarını Biliyordum”

ABD Başkanı Donald Trump, dış politikada taşları yerinden oynatacak bir çıkış yaparak, ABD’yi NATO ittifakından çekmeyi “ciddi olarak düşündüğünü” açıkladı. İngiliz The Telegraph gazetesine çarpıcı bir röportaj veren Trump, müttefiklerini İran’a karşı yürütülen savaşta yalnız bırakmakla suçladı.

“NATO’dan Hiçbir Zaman Etkilenmedim”

İran’a yönelik sürdürülen askeri harekatta beklediği desteği bulamadığını belirten Trump, savaştan sonra ABD’nin NATO üyeliğinin akıbetine dair net konuştu:

“NATO’dan çekilmeyi yeniden gözden geçirmenin ötesinde bir durum söz konusu. NATO’dan hiçbir zaman etkilenmedim. Onların kağıttan kaplan olduğunu her zaman biliyordum; bu arada Putin de bunu biliyor.”

İngiltere’ye Sert Eleştiri: “Donanmanız Bile Yok”

Trump’ın hedefinde sadece ittifakın geneli değil, en yakın müttefiki İngiltere de vardı. İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ı ve İngiliz donanmasının kapasitesini sert bir dille eleştiren Trump, “Donanmanız bile yok. Çok yaşlısınız ve işe yaramayan uçak gemileriniz var” ifadelerini kullanarak Londra yönetimine yönelik ağır bir aşağılamada bulundu.

Ukrayna Kıyaslaması: “Onlar Bizim İçin Orada Değil”

Desteğin “otomatik” olması gerektiğini savunan Trump, müttefiklerin tutumunu Ukrayna savaşı üzerinden eleştirdi. ABD’nin her zaman başkalarının sorunları için orada olduğunu ancak karşılık göremediğini savunan Trump, şunları söyledi:

  • “Ukrayna Bizim Sorunumuz Değildi”: “Ukrayna bizim sorunumuz değildi ama bu bir testti ve biz onlar için oradaydık. Her zaman da orada olurduk. Ancak şimdi görüyoruz ki, biz ihtiyaç duyduğumuzda onlar bizim için orada değiller.”

İttifakta “Kırılma” Sinyali

Trump’ın bu açıklamaları, 75 yılı aşkın süredir Batı güvenliğinin omurgasını oluşturan NATO’nun geleceğine dair en ciddi tehdit olarak değerlendiriliyor. İran’daki “Destansı Öfke Operasyonu” (Operation Epic Fury) devam ederken, Trump’ın “karşılıklılık” ilkesini bu denli sert bir şekilde masaya koyması, ABD’nin Transatlantik ilişkilerde yeni bir izolasyonist döneme girebileceği şeklinde yorumlanıyor.