CENTCOM: “Abluka İran’ın Deniz Ticaretini Tamamen Durdurdu”
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı üzerinde devam eden askeri bilek güreşi yeni bir evreye girdi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan’da başlatılan ablukanın meyvelerini vermeye başladığını ve İran’ın deniz yoluyla gerçekleştirdiği tüm ticari faaliyetlerin tamamen durma noktasına geldiğini duyurdu.
Dev Destroyerler ve Amfibi Güçler Sahada
CENTCOM tarafından yapılan son operasyonel güncellemelerde, bölgedeki askeri yığınağın ve denetimlerin ulaştığı boyutlar paylaşıldı:
- USS Pinckney (DDG-91): Güdümlü füze destroyeri, abluka operasyonlarını desteklemek üzere bölge sularında aktif devriye görevini sürdürüyor. CENTCOM, bu geminin varlığının İran limanlarına yönelik trafiği tamamen kilitlediğini belirtti.
- USS Rushmore (LSD-47): Amfibi çıkarma gemisinde görevli denizciler ve deniz piyadeleri ise Arap Denizi’nde geniş kapsamlı denetim ve abluka operasyonlarını yürütmeye devam ediyor.
“İran Ticareti Tamamen Durdu”
CENTCOM’un açıklamasındaki en çarpıcı detay, ablukanın ekonomik etkilerine yönelik oldu. Komutanlık, uygulanan deniz ablukası sayesinde İran’ın hem ithalat hem de ihracat rotalarının tamamen kesildiğini ve deniz ticaretinin “sıfır noktasına” indiğini vurguladı. Bu durum, Tahran üzerindeki ekonomik baskının askeri güçle birleşerek en üst seviyeye ulaştığının işareti olarak yorumlanıyor.
Tahran’ın “Kapatma” Tehdidi Masada
ABD’nin bu “tam durdurma” ilanına İran kanadından gelen yanıt ise Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapatılması yönünde oldu. İranlı yetkililer, limanlara yönelik abluka kaldırılmadığı takdirde küresel enerji koridorunun ana damarı olan boğazı sivil geçişlere de kapatacakları uyarısını yineledi.
Müzakereler Öncesi “Maksimum Baskı”
Diplomatik gözlemciler, CENTCOM’un bu sert açıklamalarını ve sahadaki askeri hareketliliği, Pakistan’da yapılması planlanan müzakerelerin ikinci turu öncesinde İran’ı tamamen köşeye sıkıştırma hamlesi olarak değerlendiriyor. ABD’nin bölgedeki gelişmiş radar ve silah sistemlerine sahip gemileriyle kurduğu bu denetim ağı, İran ekonomisinin can damarı olan petrol sevkiyatını da doğrudan hedef alıyor.