ABD’de Tarihi Gün: Trump Yüksek Mahkeme Salonunda
ABD Başkanı Donald Trump, doğumla vatandaşlık hakkını sona erdirmeyi amaçlayan tartışmalı başkanlık kararnamesiyle ilgili duruşmaya bizzat katılarak Amerikan tarihine geçti. Trump, görev başındayken Yüksek Mahkeme’deki bir duruşmaya katılan ilk ABD başkanı oldu.
Mahkeme Salonunda Bir “Başkan”
Anayasa’nın 14. Ek Maddesi’ne dayanan ve nesillerdir uygulanan “doğumla vatandaşlık” kuralını yeniden yorumlayan kararname, alt mahkemelerce durdurulmuştu. Trump, bu karara karşı yapılan itirazın görüşüldüğü duruşmaya Adalet Bakanı Pam Bondi ve Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile birlikte katıldı.
Duruşma boyunca ön sırada sessizce oturan Trump, yaklaşık bir saat boyunca tarafların argümanlarını dinledikten sonra mahkemeden ayrıldı.
“Bunu Yapacak Kadar Aptal Tek Ülkeyiz”
Duruşma çıkışında sosyal medya hesabı üzerinden sert bir açıklama yapan Trump, mevcut yasayı hedef alarak şu ifadeleri kullandı:
“Dünyada doğumla vatandaşlığa izin verecek kadar aptal olan tek ülkeyiz.”
Hukuki Savaşın Odak Noktası: 14. Ek Madde
Duruşmada taraflar, 1868 yılında kabul edilen ve “ABD’de doğan herkesin vatandaş olduğunu” belirten anayasa maddesinin kapsamını tartıştı:
- Hükümetin Savunması: Trump yönetiminin avukatı John Sauer, bu maddenin aslen kölelikten özgürleşenlerin haklarını korumak için yazıldığını, günümüzde ise düzensiz göçmenler ve “doğum turizmi” yapanlar tarafından suistimal edildiğini savundu.
- Davacı Tarafın Savunması: Avukat Cecillia Wang ise bu kuralın Amerikan kimliğinin temel bir parçası olduğunu vurgulayarak, “İstediğiniz Amerikalıya sorun, size burada doğan herkesin vatandaş olduğunu söyleyecektir” dedi.
Görevdeki İlk Günün Kararnamesi
Söz konusu dava, Trump’ın 20 Ocak 2025’te, yani göreve başladığı ilk günde imzaladığı kararnameye dayanıyor. Kararname, ABD’de yasal statüsü bulunmayan ebeveynlerin çocuklarına otomatik vatandaşlık verilmesini engellemeyi ve ebeveynlerin statülerini kanıtlama şartı getirilmesini öngörüyor.
Karar Ne Zaman Çıkacak?
Yüksek Mahkeme yargıçlarının iki saati aşkın süren sözlü argümanları dinlediği bu kritik davada nihai kararın haziran sonu veya temmuz başında açıklanması bekleniyor. Mahkemenin kararı, ABD’nin göçmenlik politikası ve anayasal haklar konusunda yüzyıllık bir değişimi tetikleme potansiyeli taşıyor.