Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Teşkilatı’na (ŞİT) üyelik perspektifinin bir bloktan kopuş veya Batı’ya sırt çevirme anlamına gelmediğini belirterek, “Hedefimiz; 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır.” dedi.
Erdoğan, Kırgızistan’ın ev sahipliğinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında gerçekleştirdiği Bişkek ziyaretinin ardından dönüş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un davetiyle zirveye “şeref konuğu” olarak katıldığını belirten Erdoğan, temasları kapsamında 31 Ağustos’ta düzenlenen 6. Dünya Göçebe Oyunları’nın açılış törenine de iştirak ettiğini söyledi.
Kırgızistan’ın bağımsızlık gününü kutlayan Erdoğan, ev sahipliği dolayısıyla Kırgız halkına teşekkür etti.
“35 trilyon dolarlık ekonomik yapıyı temsil ediyor”
Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın 30 yıl önce “Şanghay Beşlisi” adıyla kurulduğunu hatırlatan Erdoğan, teşkilatın zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan büyük bir bölgesel yapı haline geldiğini ifade etti.
Teşkilatın Asya Pasifik ile Orta Doğu’yu buluşturan önemli bir yapı olduğunu belirten Erdoğan, yaklaşık 35 trilyon dolarlık ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ettiğini söyledi.
Türkiye’nin teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacminin yıllık 150 milyar dolara yaklaştığını aktaran Erdoğan, Türkiye’nin Doğu ve Batı arasındaki stratejik konumu doğrultusunda bu coğrafyayla ilişkilerini geliştirmeye devam ettiğini belirtti.
Erdoğan, 2019 yılında ilan edilen “Yeniden Asya” girişiminin de bu yaklaşımın bir yansıması olduğunu kaydetti.
“Türkiye’nin büyük fırsatlar barındırdığını herkes görüyor”
Bişkek Zirvesi’nin Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Erdoğan, Çin’den Orta Asya’ya, Rusya’dan Güney Asya’ya uzanan geniş coğrafyada Türkiye’nin büyük ticari ve ekonomik fırsatlar barındırdığını söyledi.
Türkiye’nin hem Batı hem Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebildiğini vurgulayan Erdoğan, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha ileri seviyelere taşınmasının mümkün olduğunu belirtti.
Erdoğan, “Türkiye’nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı’ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz; 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır.” ifadelerini kullandı.
“Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek”
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmeleri ele aldıklarını ve görüşmenin verimli geçtiğini belirtti.
Enerji, ticaret, turizm ve yatırımlar başta olmak üzere Rusya ile Türkiye arasında önemli iş birlikleri bulunduğunu ifade eden Erdoğan, milyonlarca Rus turistin Türkiye’yi ziyaret ettiğini söyledi.
Rusya-Ukrayna savaşının bir an önce barışla sonuçlanmasını istediklerini dile getiren Erdoğan, “Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Sayın Putin’e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek.” dedi.
“Terörsüz Türkiye’yi bir hedef meselesi olarak görüyoruz”
“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, bu tür süreçlerde kesin bir takvim açıklamanın mümkün olmadığını belirtti.
Süreci bir takvimden ziyade hedef olarak gördüklerini ifade eden Erdoğan, devletin bu konuda bir yol haritası, planı ve takvimlendirmesi bulunduğunu söyledi.
Erdoğan, ilgili kurumların koordinasyon içerisinde çalıştığını ve Meclis’te oluşan güçlü mutabakatın önem taşıdığını belirterek, sürecin adım adım ilerlediğini kaydetti.
Örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, “Milletimizin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz.” dedi.
Türkiye’nin farklılıklarla birlikte ortak bir zeminde kenetlenmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, bunu “Büyük Türkiye Mutabakatı” olarak nitelendirdi.
“Terör defteri artık kapanmalı”
YPG/PYD’nin fesih kararına ilişkin de konuşan Erdoğan, açıklanan karardan memnuniyet duyduğunu belirtti.
Entegrasyon sürecinin sahadaki uygulamasını takip ettiklerini ifade eden Erdoğan, Suriye’nin bütün unsurlarıyla birlik ve bütünlük içerisinde olmasını arzu ettiklerini söyledi.
Suriye’nin yeniden inşası için komşu ve dost ülkelerin destek vermesi çağrısında bulunan Erdoğan, “Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı.” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’nin seçeneklerini artırıyoruz”
Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil olması konusunda ABD ile görüşmelerin sürdüğünü belirten Erdoğan, diplomatik çabaların devam ettiğini söyledi.
KAAN’dan ve yerli hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinden vazgeçmeyeceklerini ifade eden Erdoğan, “Aksine Türkiye’nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye budur. Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur.” dedi.
“Karadeniz’de kalıcı bir mekanizmaya ihtiyaç var”
Karadeniz’de ticari gemilerin hedef alınması konusuna da değinen Erdoğan, yalnızca Türk bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemilerin değil, bölgedeki bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliğinin önemli olduğunu söyledi.
Ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç bulunduğunu belirten Erdoğan, tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden ortaya çıktığına dikkati çekti.
“Yunanistan yanlış yoldan dönmeli”
Yunanistan’ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’nin iyi komşuluk temelinde ilişkileri sürdürmek istediğini söyledi.
Türkiye’nin kimsenin toprağında gözü olmadığını ancak haklarının çiğnenmesine de izin vermeyeceğini belirten Erdoğan, uluslararası anlaşmaların ihlal edilmesinin kimseye fayda sağlamayacağını ifade etti.
Erdoğan, “Türkiye’nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir.” dedi.
Yunanistan’a çağrıda bulunan Erdoğan, “Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri-askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgede barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğini belirtti.