Bakan Hakan Fidan: ‘Avrupa Birliği’nde siyasi irade yok’

Bakan Hakan Fidan: ‘Avrupa Birliği’nde siyasi irade yok’

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında mevkidaşı Beate Meinl-Reisinger ile bir araya geldi. Görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında Fidan, Türkiye-AB ilişkilerinden Gazze krizine, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimden enerji güvenliğine kadar pek çok kritik başlıkta önemli açıklamalarda bulundu.

“AB’de Türkiye’yi Kabul Edecek Bir İrade Yok”

Bakan Fidan, Türkiye’nin AB üyelik hedefinin değişmediğini ancak birliğin kurumsal yapısında ciddi bir “siyasi irade” sorunu olduğunu vurguladı. 2007 yılına dikkat çeken Fidan, şu ifadeleri kullandı:

“Avrupa Birliği’nde ‘Şartlar sağlandığı zaman Türkiye’nin üye olmasını kabul ediyoruz’ şeklinde bir siyasi irade yok. Bu irade maalesef 2007 yılında Sayın Sarkozy tarafından öldürüldü. Schröder ve Chirac dönemindeki vizyon ortadan kaldırıldı. Bugün 500 milyonluk Türkiye ve Avrupa’nın geleceği, nüfusu bir milyondan az bir ülkenin taktiksel tercihlerine esir edilebiliyor.”

Hürmüz Boğazı ve ABD-İran Müzakereleri

Bölgesel krizlere değinen Fidan, özellikle Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen ABD-İran dolaylı müzakerelerine dikkat çekti. Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın küresel gıda ve enerji arzını tehdit ettiğini belirten Fidan, “Önümüzdeki birkaç günün çok kritik olduğunu düşünüyorum. Tarafların ateşkese ve Boğaz’ı açmaya niyeti olduğunu görüyoruz. Pakistanlı kardeşlerimizin bu konudaki maharetine güveniyoruz” dedi.

Suriye’de “İstikrarlı Yönetim” Vurgusu

Düzensiz göçle mücadele konusuna da değinen Bakan Fidan, Suriye’deki mevcut duruma dair dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu:

“Suriye’nin son bir yıldır ortaya koymuş olduğu istikrarlı yönetim politikalarının hem düzensiz göçle mücadelede hem de bölgesel barışı sağlamadaki öneminin altını çizdik. Suriye’nin yeniden istikrara kavuşması, göçmen sorununun çözümüyle doğrudan ilgilidir.”

Gazze ve İsrail: “Nitelikli Uluslararası Baskı Şart”

Gazze’deki insani dramın sona ermesi için İsrail üzerinde daha somut bir baskı kurulması gerektiğini ifade eden Fidan, Lübnan’da bir milyon insanın yerinden edilmesinin yeni göç dalgalarını tetikleyebileceği uyarısında bulundu: “İsrail’in yayılmacılığı ne bölgeye ne de Avrupa’ya hizmet ediyor. İsrail’in daha nitelikli bir uluslararası baskı altına alınması gerekiyor.”

Enerji ve Ticaret: “250 Milyar Dolarlık Altın Oran”

Türkiye ile Avusturya arasındaki ticaret hacminin 5 milyar dolara ulaştığını belirten Fidan, AB ile olan toplam ticaretin ise 250 milyar dolar civarında seyrettiğini hatırlattı. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi halinde bu rakamın kısa sürede 500 milyar dolara çıkabileceğini söyleyen Fidan, Türkiye’nin enerji alanında bir “hub” (merkez) olma yolundaki stratejik önemini ve LNG terminallerinin Avrupa enerji güvenliği için kritik rolünü vurguladı.

“Jeostratejik Olaylar Bizi Beraber Çalışmaya Mecbur Ediyor”

Fidan, AB ile kurumsal ilişkilerde tıkanıklık yaşansa da ikili bazda Avrupa ülkeleriyle ilişkilerin mükemmel seyrettiğini belirtti. Rusya-Ukrayna savaşı, Balkanlar’ın istikrarı ve yeni Avrupa güvenlik mimarisi gibi konuların Türkiye ve AB’yi iş birliğine zorladığını ifade ederek, pragmatik adımların atılması çağrısında bulundu.