Kekova Batığı Guinness Rekorlar Kitabı’nda

Kekova Batığı Guinness Rekorlar Kitabı’nda

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz başkanlığındaki su altı ekibinin Antalya’nın Kekova Adası yakınlarında gerçekleştirdiği keşif, dünya tarihine geçti. Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle yürütülen çalışmalarda bulunan yaklaşık 4 bin 700 yıllık batık, Guinness Rekorlar Kitabı tarafından resmi olarak “Dünyanın En Eski Batığı” kabul edilerek tescillendi.

Osmanlı Batığı Sanıldı, Erken Tunç Çağı Çıktı

2024 yılında Kekova açıklarında yürütülen yüzey araştırmaları ve tarihlendirme dalışlarında saptanan batığın, ilk etapta 100 ila 400 yıllık Osmanlı dönemine ait olduğu düşünüldü. Ancak 35-40 metre derinlikteki alandan çıkarılan amforalar üzerinde yapılan bilimsel incelemeler ve karşılaştırmalı yayın çalışmaları ezber bozdu.

Çıkarılan amforaların Mısır’daki Erken Tunç Çağı buluntularıyla benzerlik gösterdiğinin anlaşılması üzerine bölgede araştırmalar derinleştirildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un 14 Ekim 2026’da kamuoyuna duyurduğu çalışmalar sonucunda, batığın günümüzden 4 bin 700 yıl öncesine (yaklaşık 5 bin yaşında) ait devasa bir tarih hazinesi olduğu kesinleşti.

“Türkiye Su Altı Arkeolojisinde Dünya Lideri”

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kazı Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz, keşfin uluslararası basında geniş yer bulduğunu ve milyarlarca insana ulaştığını belirtti. Öniz, şu ifadeleri kullandı:

“Bu bizim açımızdan gurur verici. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi Türkiye, su altı arkeolojisinde dünyada lider 2-3 ülkeden biri. Çok güçlü bir altyapıya, uzman kadroya ve en önemlisi dünyanın en zengin kıyı şeridine sahibiz. Kekova bölgesinde bulmuş olduğumuz batık, bu hafta Guinness Rekorlar Kitabı’na ‘Dünyanın en eski batığı’ olarak girdi ve resmi olarak ilan edildi.”

Çıkarılan Eserler İki Dev Müzede Sergilenecek

Yaklaşık 4 bin 700 yıllık amforalar ve diğer su altı buluntuları, bölge laboratuvarı ile Akdeniz Üniversitesi Kemer Su Altı Arkeolojisi Laboratuvarı’nda koruma ve restore işlemlerinden geçiriliyor.

Tarihi eserlerin restorasyon süreçlerinin ardından sergileneceği adresler de belli oldu:

  • Eserlerin bir bölümü, İstanbul Haydarpaşa’da yapımı tamamlanan “Dört Deniz Bir Müze” çatısı altında ziyaretçilerle buluşacak.
  • Diğer bir bölümü ise Antalya’nın Kemer ilçesinde inşa çalışmaları son aşamaya gelen Akdeniz Sualtı Arkeolojisi Müzesi‘nde teşhir edilecek.