Suriye Devlet Başkanı Eş-Şara, Kürtlere anayasal güvence sağlayan kararnameyi imzaladı.

Suriye Devlet Başkanı Eş-Şara, Kürtlere anayasal güvence sağlayan kararnameyi imzaladı.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, ülkede on yıllardır süregelen kimlik ve hak arayışına nokta koyan tarihi bir adım attı.


“Fitneye İnanmayın, Birlik Olalım”

Kararnameyi imzalarken halka hitap eden Eş-Şara, toplumsal barış ve birlik mesajı verdi. Kürt vatandaşlara yönelik kışkırtmalara karşı uyarıda bulunan Devlet Başkanı, şu ifadeleri kullandı:

“Fitne rivayetlerine inanmayın; kim size bir kötülükle dokunursa karşısında bizi bulur. Biz Suriye’nin kalkınmasını, refahını ve birliğini istiyoruz.”

Eş-Şara ayrıca, silah bırakma şartı dışında hiçbir ön koşul olmaksızın, zorla yerinden edilmiş tüm vatandaşları güvenli bir şekilde evlerine dönmeye ve “ortak Suriye vatanının” inşasına omuz vermeye davet etti.


Kararnamede Yer Alan Devrim Niteliğindeki Maddeler

Yürürlüğe giren 13 Sayılı Kararname, Kürt halkının kültürel ve siyasi haklarını genişleten radikal değişiklikler içeriyor:

Vatandaşlık Sorunu Çözüldü: 1962 nüfus sayımından bu yana devam eden kısıtlamalar tamamen kaldırıldı. Mülteci ve kayıtsız durumda olanlar dahil tüm Kürt kökenli vatandaşlara tam Suriye vatandaşlığı hakkı tanındı.

Kürtçe, Suriye’de ulusal bir dil olarak kabul edildi. Bu kapsamda, Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerdeki okullarda Kürtçe eğitim verilmesinin önü açıldı.

Nevruz Resmi Tatil: Baharın gelişi ve Kürt kültürü için büyük önem taşıyan 21 Mart Nevruz Bayramı, ülke genelinde resmi tatil ilan edildi.

Ayrımcılık Yasağı: Etnik temelli her türlü ayrımcılık, ırkçılık ve nefret söylemi kanunen yasaklanarak ağır yaptırımlara bağlandı.

Yeni Suriye Vizyonu

Siyasi gözlemciler, Ahmed eş-Şara’nın bu hamlesini Suriye’nin iç savaş sonrası yaralarını sarma ve “kapsayıcı bir devlet” yapısı oluşturma stratejisinin en kritik parçası olarak değerlendiriyor. Halep’in kontrolünün değişmesi ve bölgedeki yeni dengelerin ardından gelen bu anayasal güvence, Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruma ve toplumsal mutabakatı sağlama yolunda dev bir adım olarak görülüyor.