Milli Savunma Bakanı Güler: “Avrupa’nın Savunma Girişimleri NATO’yla Rekabet Etmemeli”
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında düzenlenen “Müttefikler Ankara’da” programında önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ve SETA işbirliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Güler, Avrupa güvenlik girişimlerinin NATO’yu zayıflatmaması ve Türkiye gibi güçlü müttefikleri dışlamaması gerektiğinin altını çizdi.
Güler, “Avrupa’nın savunmaya daha güçlü katkı sağlamasını memnuniyetle karşılıyoruz. Ancak bu katkı NATO’yla rekabet etmemeli, NATO’yu güçlendirmelidir” diyerek, Avrupa-Atlantik güvenliğinin temel sütununun NATO kalması gerektiğini vurguladı.
“Harcanan Rakamlar Tek Başına Caydırıcılık Üretmez”
Bakan Güler, küresel güvenlik ortamının olağanüstü karmaşık bir dönemden geçtiğini; Ukrayna’daki savaşın yanı sıra Orta Doğu’daki füze ve İHA saldırılarının, küresel tedarik ve enerji hatlarını doğrudan etkilediğini belirtti. NATO’nun bu risklere karşı 360 derece bakış açısını koruması gerektiğini ifade eden Güler, müttefiklerin savunma bütçelerini artırmasının tek başına yeterli olmadığını söyledi:
“Savunma harcamaları; hazır birliklere, eğitimli personele, mühimmata, dayanıklı lojistik sistemlere, bütünleşik komuta yapılarına ve muharebe edebilir kuvvetlere dönüşmelidir. Caydırıcılık yalnızca yüksek bütçe rakamları açıklamakla değil; siber dayanıklılık, sanayi kapasitesi ve siyasi kararlılıkla inşa edilir.”
“Türkiye’nin Tecrübesi İttifak İçin Stratejik Avantaj”
Avrupa ülkelerinin Soğuk Savaş sonrasında ordularını küçültürken Türkiye’nin bu yolu izlemediğini hatırlatan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin büyüklüğü, hazırlık seviyesi ve operasyonel tecrübesiyle NATO içinde çok kritik bir konumda olduğunu vurguladı.
Güler, “Bazı müttefikler birliklerini yeniden teşkil etmeye, personel temin etmeye ve stoklarını yenilemeye çalışırken, Türkiye mevcut yapıları ve operasyonel bilgi birikimi sayesinde ittifaka derhal katkı sağlayabilmektedir” dedi. Türkiye’nin Kosova’dan Akdeniz’e, Baltık’tan Karadeniz’e kadar geniş bir coğrafyada aktif rol oynadığını belirterek, Türkiye’nin Afrika, Orta Doğu ve Asya’daki saha tecrübesinin, rakip aktörlerin bu alanları doldurmasını engelleyen stratejik bir değer olduğunu ifade etti.
Savunma Sanayiinde Yerli Güç ve İşbirliği
Türkiye’nin hava savunma sistemleri, İHA/SİHA’lar, elektronik harp ve deniz platformlarında ulaştığı ileri seviyeye dikkat çeken Bakan Güler, şu an Türkiye’de ihracat projeleri de dahil olmak üzere 50 askeri geminin inşasının devam ettiğini açıkladı. Türkiye’nin savunma sanayiindeki yaklaşımını şu sözlerle özetledi:
“Türkiye savunma sanayi alanında rekabet yerine tamamlayıcılığı, dışlama yerine ortak üretimi ve kısıtlamalar yerine güvene dayalı işbirliğini savunmaktadır. Müttefiklik ruhu kısıtlamalarla değil, dayanışma ve ortak vizyonla güçlenmektedir.”
“Türkiye’nin Dışlanması Avrupa’yı Daha Güvenli Yapmaz”
Konuşmasının sonunda NATO-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerine değinen Bakan Güler, AB üyesi olmayan ancak ciddi askeri kapasiteye sahip NATO müttefiklerinin Avrupa güvenlik girişimlerinin dışında bırakılmaması gerektiği uyarısında bulundu:
“Askeri kapasitesi, gelişmiş savunma sanayi, operasyonel tecrübesi ve jeostratejik konumuyla uluslararası güvenlik mimarisinin başat üyelerinden biri olan Türkiye’nin dışlanması Avrupa’yı daha güvenli hale getirmeyecektir. Beklentimiz açıktır: NATO-AB işbirliği kapsayıcı, bütünleştirici ve karşılıklı olarak güçlendirici olmalıdır.”