Çin, ABD’den “Tibet ile ilgili konulara karışmamasını” istedi
Çin yönetimi, Tibet Özerk Bölgesi’ne yönelik uluslararası açılımları ve açıklamaları nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) çok sert bir diplomatik nota verdi. Pekin, Tibet’in tamamen Çin Halk Cumhuriyeti’nin bir iç meselesi olduğunu vurgulayarak Washington yönetiminden bu konuya “karışmamasını” talep etti.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, başkent Pekin’de düzenlediği günlük olağan basın toplantısında, ABD’nin bölgeye yönelik son politikalarını ve diplomatik temaslarını hedef aldı.
“Tibet Çin’in Bir Parçasıdır, Dış Müdahaleye İzin Verilemez”
Washington yönetimine resmi diplomatik taahhütlerini ve ikili anlaşmaları hatırlatan Sözcü Mao Ning, ABD’yi Tibet Özerk Bölgesi’ni net bir şekilde Çin’in egemenlik sınırları ve ayrılmaz bir parçası olarak tanımaya çağırdı. Beyaz Saray’ın bölge üzerinden Pekin üzerinde baskı kurmaya çalıştığını savunan Mao, şu ifadeleri kullandı:
“Şizang (Tibet) meselesi, doğrudan Çin Halk Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını ilgilendiren ve hiçbir dış gücün müdahalesine kesinlikle izin verilmeyecek olan tamamen bir iç meselesidir. Washington yönetiminden, Tibet’e ilişkin hassas meseleleri bir manivela olarak kullanarak Çin’in iç işlerine karışma alışkanlığına derhal son vermesini istiyoruz.”
Pekin “Şizang” İsmini Öne Çıkarıyor
Çin Dışişleri Bakanlığı, resmi açıklamalarında bölgenin Batı dünyasında bilinen “Tibet” ismi yerine, Çince okunuşu olan “Şizang” ifadesini kullanmayı sürdürerek bölge üzerindeki kültürel ve siyasi egemenlik vurgusunu derinleştirdi.
Ankara’daki NATO Zirvesi’nde ABD Başkanı Donald Trump’ın yapay zeka alanında Çin’in önüne geçtiklerine dair yaptığı gövde gösterisi ve Körfez’de tırmanan askeri gerilimin gölgesinde, Pekin-Washington hattında patlak veren bu Tibet restleşmesi, iki süper güç arasındaki jeopolitik fay hatlarının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.