Bakan Fidan, Kudüs konulu bakanlar toplantısına katılacak
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi’nin ev sahipliğinde yarın Amman’da gerçekleştirilecek Kudüs konulu bakanlar toplantısına katılmak üzere Ürdün’e gidiyor.
Geniş Katılımlı Kritik Zirve
Amman’da düzenlenecek üst düzey toplantıda Türkiye ve ev sahibi Ürdün’ün yanı sıra;
- Filistin, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan, Katar, Endonezya, Bahreyn, Irak, Fas, Tunus, Cezayir, Somali ve Malezya’dan üst düzey yetkililer ile
- Arap Birliği Genel Sekreteri
hazır bulunacak. Zirvede, Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsünün korunması, Doğu Kudüs ile Batı Şeria’daki son gelişmeler ve iki devletli çözüm vizyonu ele alınacak.
Bakan Fidan’ın Zirvedeki Öncelikli Mesajları
Toplantı kapsamında hitap gerçekleştirmesi beklenen Bakan Hakan Fidan’ın vurgulaması öngörülen başlıklar şöyle sıralanıyor:
- Statünün Korunması Ortak Sorumluluktur: Kudüs’ün İslam dünyası için taşıdığı dini ve tarihi öneme dikkat çekilecek; şehrin hukuki statüsünün korunmasının uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğu yinelenecek.
- İsrail’in Provokasyonlarına Tepki: Mescid-i Aksa’nın statüsünü değiştirmeye yönelik adımlar, yerleşimci şiddeti, provokatif eylemler ile Hristiyan kutsal mekanlarına yönelik ihlallerden duyulan derin endişe dile getirilecek.
- Büyükelçilik Hamlelerine Uyarı: Bazı ülkelerin büyükelçiliklerini Kudüs’e taşımalarının BM kararlarına ve uluslararası hukuka aykırı olduğu, bu adımların şehrin statüsünü zedeleyerek iki devletli çözüm perspektifine zarar verdiği vurgulanacak.
- Demografik Yapı ve İlhak Politikaları: Doğu Kudüs’te ev yıkımları ve zorla yerinden etmelerle hedeflenen demografik değişim ile Batı Şeria’daki fiili ilhak politikalarına dikkat çekilecek. Uluslararası toplumun, İsrail’in ihlallerine karşı somut adımlar atması ve cezasızlık algısına son verilmesi gerektiği savunulacak.
- Gazze Barış Planı ve Netanyahu Baskısı: Türkiye’nin Gazze Barış Planı’nın uygulanmasına sunduğu yapıcı katkılar aktarılacak. Net bir mutabakata rağmen Netanyahu hükümetinin Gazze’yi hedef almaya devam etmesinin kabul edilemez olduğu vurgulanarak, bölgeyi çatışma sarmalında tutmak isteyen yayılmacı politikacılara karşı uluslararası diplomatik baskının artırılması çağrısı yapılacak.