Fidan ve Arakçi’den Diplomasi Trafiği: “ABD’nin Tutumu Güven Zedeliyor”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bölgede tırmanan gerilimi ve ABD-İran müzakerelerindeki son durumu ele almak üzere kritik bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, “Destansı Öfke Operasyonu” gölgesinde yürütülen diplomatik temaslardaki “güven bunalımı” ön plana çıktı.
“Mantık Dışı Talepler Diplomasiyi Baltalıyor”
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, görüşme sırasında Washington yönetiminin tutumuna yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bölgedeki istikrarsızlığın temel kaynağının ABD ve İsrail’in saldırganlığı olduğunu savunan Arakçi, şu ifadeleri kullandı:
“ABD’nin çelişkili davranışları ve mantık dışı talepleri güveni zedelemektedir. Bu durum, diplomatik sürece yönelik halihazırda var olan güvensizliği daha da artırıyor. Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin savaşı durdurma çabalarını takdir ediyoruz ancak karşı tarafın tutumu süreci zorlaştırıyor.”
Fidan: “İran’ın Güvensizliği Anlaşılabilir”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin krizin başından bu yana sergilediği “yapıcı rol” üstlenme iradesini yineledi. İran’ın müzakere sürecine dair endişelerinin haklı temelleri olduğunu belirten Fidan, dikkat çekici bir noktaya parmak bastı:
Saldırı Altında Müzakere: Bakan Fidan, İran’ın müzakereler devam ederken iki kez askeri saldırıya maruz kaldığını hatırlatarak, bu durumun güvensizlik yaratmasının doğal olduğunu ifade etti.
Arabuluculuk Vurgusu: Türkiye’nin, bölgedeki kalıcı barışın sağlanması ve Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji hatlarının güvenliği için taraflar arasında köprü olmaya hazır olduğu mesajı verildi.
Bölgesel İstişarelerde Mutabakat
Görüşmenin sonunda her iki bakan, ikili temasların sıkılaştırılması ve Pakistan üzerinden yürütülen barış görüşmeleriyle koordineli olarak bölge ülkeleriyle istişarelerin devam ettirilmesi konusunda mutabık kaldı.
Ankara, hem Washington hem de Tahran ile konuşabilen ender aktörlerden biri olarak, müzakerelerin “erteleme” döngüsünden çıkıp kalıcı bir ateşkese dönüşmesi için diplomatik baskısını sürdüreceğinin sinyalini verdi.