Dünyada Maduro Öfkesi Büyüyor
ABD ordusunun gerçekleştirdiği operasyonla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin yakalanarak New York’a götürülmesi, dünya genelinde büyük bir protesto dalgasına yol açtı. Arjantin, İngiltere ve Yunanistan’da binlerce kişi, müdahaleyi “emperyalist bir saldırganlık” olarak niteleyerek sokaklara döküldü.
3 Ocak 2026’da gerçekleşen operasyonun ardından Maduro ve eşi Cilia Flores’in Brooklyn’deki Metropolitan Federal Gözaltı Merkezi’ne sevk edilmesi, uluslararası kamuoyunda tansiyonu yükseltti. Washington’ın hamlesini “devlet terörizmi” olarak adlandıran gruplar, birçok başkentte ABD büyükelçilikleri önünde toplandı.
Londra: “Zorbalık ve İşgal”
İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen geniş katılımlı gösteride, ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik sert sloganlar yükseldi. Protestocular arasında yer alan Ben Woodward, operasyonu şu sözlerle kınadı:
“Bu açıkça emperyalist bir saldırganlıktır. Eğer bir ülkeyi kontrol edemezlerse; önce yaptırım, sonra tehdit, en sonunda da bombalar ve adam kaçırmalarla zorbalık yaparlar. Venezuela’da gördüğümüz tam olarak budur.”
Aynı gösteriye katılan Reagan Gray ise müdahalenin asıl amacının kaynaklara el koymak olduğunu savunarak, “ABD’nin Venezuela’yı bombalaması bir devlet terörizmidir. Demokratik yollarla seçilmiş bir yönetimi devirip petrol ve altına el koymak istiyorlar” dedi.
Atina: ABD Bayrağı Ateşe Verildi
Yunanistan’ın başkenti Atina’da da protestoların adresi ABD Büyükelçiliği oldu. Yunanistan Komünist Partisi (KKE) ve PAME sendikalarının desteklediği eylemlerde, “Venezuela, emperyalistler için yeni Vietnam olacak” yazılı pankartlar taşındı. Göstericiler elçilik önünde ABD bayrağını yakarken, Yannis Simopoulos niyetin uyuşturucuyla mücadele olmadığını şu sözlerle ifade etti:
“Uyuşturucu kaçakçılığı iddiası sadece bir kılıf. Niyetleri açık; Trump’ın da bizzat söylediği gibi, Venezuela’nın maden zenginliklerini sömürmek istiyorlar.”
Arjantin: “Kabul Edilemez Emsal”
Güney Amerika’nın en büyük başkentlerinden Buenos Aires’te de binlerce kişi, bölgedeki bir devlet başkanının askeri operasyonla kaçırılmasının “tehlikeli bir emsal” oluşturduğunu belirterek yürüyüş düzenledi. Arjantinli gruplar, Latin Amerika’nın bir barış bölgesi kalması gerektiğini vurgulayarak Washington’a egemenlik haklarına saygı duyma çağrısı yaptı.