BM raporu: İsrail’in gazetecilere yönelik saldırıları “medyakırım”dır

BM raporu: İsrail’in gazetecilere yönelik saldırıları “medyakırım”dır

Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail’in Gazze’de gazetecileri hedef almasını ve Filistinlilerin sesini bastırmaya yönelik uygulamalarını ele alan “Enkaz Altında Hakikat: Soykırım Zamanında Medya” başlıklı raporunu BM Genel Kurulu’na sundu.

Raporda, İsrail’in sahada yürüttüğü eylemlerle “hakikatin yok edilmesini bir halkın yok edilmesinin parçası haline getirdiği” vurgulanarak, uygulanan sistematik saldırılar “medyakırım” olarak tanımlandı.

Gazetecilere ve Ailelerine Yönelik Katliamın Bilançosu

Raporda, uluslararası hukukun devletlere medya çalışanlarını koruma yükümlülüğü getirdiği hatırlatılarak, İsrail ordusunun Gazze’deki gazetecileri doğrudan hedef aldığına dair çarpıcı verilere yer verildi:

  • Yaklaşık 300 Gazeteci Öldürüldü: Ekim 2023’ten bu yana yaklaşık 300 gazeteci hayatını kaybetti, 400’den fazlası yaralandı. Yaşamını yitirenlerin yaklaşık 70’inin doğrudan görevleri başında vurulduğu aktarıldı.
  • 710 Aile Yakını Hedef Alındı: Gazetecilerin mesleki faaliyetlerini engellemek amacıyla ailelerinin de hedef alındığı, gazetecilerin toplam 710 yakınının öldürüldüğü ifade edildi. 16 Nisan 2025’te evi hassas güdümlü mühimmatla vurularak 5 aile üyesiyle birlikte katledilen foto muhabiri Fatma Hassouna örnek olarak gösterildi.
  • 150 Medya Ofisi ve Ev Yıkıldı: 150’den fazla gazetecinin evi ile yayın kuleleri ve radyo istasyonlarını içeren 150 medya ofisi yerle bir edildi. Gazze’deki iletişim altyapısının %81’inin tamamen yok edildiği, %12’sinin ise ağır hasar gördüğü kayda geçti.

Alıkoyma, İşkence ve “Hamas Ajansı” Etiketi

İsrail’in 100’den fazla gazeteciyi alıkoyarak işkence, cinsel şiddet ve tıbbi ihmale maruz bıraktığı belirtildi. Serbest bırakılan gazetecilerin anlatımlarına yer verilen raporda, İsrailli bir subayın alıkonulan gazetecilere, “Bütün gazetecileri öldürdüm, öldüremediklerimi de buraya getirdim” dediği aktarıldı.

İsrail ordusunun, katlettiği veya alıkoyduğu gazetecileri meşru hedef göstermek amacıyla sistematik biçimde “Hamas mensubu” ilan eden özel bir birim kurduğu vurgulandı.

İsrail Medyasında Nefret Söylemi ve Dijital Sansür

Raporda, İsrail’in savaş suçlarını gizlemek için dijital platformlar ve geleneksel medya üzerinde kurduğu baskıya dikkat çekildi:

  • 50 Milyon Dolarlık Kampanya: Filistin yanlısı içerikleri bastırmak amacıyla “Project Esther” adlı bir kampanya başlatıldığı, Google ve X gibi dev teknoloji şirketleriyle yaklaşık 50 milyon dolarlık anlaşmalar yapıldığı bildirildi. X’in Filistinlilerin yüzlerce hesabını gerekçesiz askıya aldığı ifade edildi.
  • İnsanlıktan Çıkarıcı Söylemler: İsrail içindeki ana akım medyada (Channel 12 ve Channel 14 gibi) Filistinlilerin “canavar”, “kanserli oluşum” olarak tanımlandığı, “Gazze’nin yeryüzünden silinmesi” ve cinsel şiddetin bir devlet politikası haline getirilmesi gerektiği yönündeki yayınlar raporda yer buldu.
  • Batı Medyasının Rolü: BBC, New York Times, CNN ve Washington Post gibi kurumların İsrail’in resmi söylemlerini yeniden üreterek sansürü ve ihlalleri normalleştirdiği, “soykırım” ve “işgal” gibi terimlerden kaçındığı eleştirisi getirildi.

BM’ye ve Uluslararası Topluma Çağrı

Albanese raporunda, BM Genel Kuruluna gazetecilere karşı işlenen suçlara ilişkin kanıtları korumak adına bağımsız bir mekanizma kurulması çağrısında bulundu.

Tüm devletlere, Filistinli gazetecilere yönelik saldırıları soruşturma, sorumluları yargı önüne çıkarma ve uluslararası medya ile insan hakları gözlemcilerinin Gazze’ye engelsiz girişini sağlama yükümlülükleri hatırlatıldı.