Hürmüz Boğazı’nda ABD ablukası kalkıyor

Hürmüz Boğazı’nda ABD ablukası kalkıyor

İran ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında gerilimi düşürmeyi hedefleyen yeni bir mutabakat zaptının ilk gayriresmi çerçeve taslağına ulaşıldı. İran devlet televizyonunun paylaştığı ve “İslamabad Memorandumu” olarak adlandırılan taslak metin, bölgede askeri ve ticari dengeleri değiştirebilecek kritik maddeler barındırıyor.Haberde, söz konusu çerçevenin henüz nihai hale getirilmediği aktarılırken, Tahran yönetiminin kırmızı çizgisi de net bir şekilde vurgulandı: İran, “somut doğrulama” mekanizmaları devreye girmeden hiçbir adım atmayacak.

Hürmüz Boğazı’nda Ticari Trafik Normale Dönüyor

  • Ulaşılan taslak metne göre, tarafların uzlaşması halinde küresel ticaretin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda adımlar atılacak.
  • Taslaktaki öne çıkan maddeler şunlar:1 Ay İçinde Normalleşme: İran, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğini bir ay içerisinde savaş öncesi seviyelere geri döndürmeyi taahhüt ediyor.
  • Ortak Yönetim: Boğazdaki gemi trafiğinin yönetimi ve rotalarının belirlenmesi İran ve Umman işbirliğinde yürütülecek.
  • Askeri Gemiler Kapsam Dışı: Devlet televizyonunun aktardığına göre, söz konusu taslak anlaşma yalnızca ticari trafiği kapsıyor; askeri gemiler bu düzenlemenin tamamen dışında tutuluyor.

ABD Kuşatmayı Kaldıracak

Taslak metinde Washington yönetiminin atacağı adımlara da yer verildi.

  • Buna göre anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte: ABD, İran çevresinde konuşlandırdığı askeri güçlerini geri çekecek. Bölgedeki deniz ablukası tamamen kaldırılacak.

Doha Diplomasisi ve BMGK Güvencesi

Süreçle ilgili diplomatik trafik de hız kazandı. İran’ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf’ın, Katar’ın başkenti Doha’da Katarlı yetkililerle gerçekleştirdiği kritik temasların ardından İran’a döndüğü bildirildi.

Anlaşmanın uluslararası hukuki boyutuyla ilgili olarak ise dikkat çekici bir takvim paylaşıldı. İran devlet televizyonu, tarafların 60 gün içinde nihai anlaşmayı sağlaması halinde, mutabakatın bağlayıcı bir Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı şeklinde onaylanacağını duyurdu.