NATO Genel Sekreteri Rutte: Türkiye devasa savunma sanayii avantajına sahip
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde, İttifakın önceliklerini, Türkiye’nin rolünü ve “NATO 3.0” vizyonunu değerlendirdi. Rutte, Ankara Zirvesi’ni “sözlerin ötesinde uygulama zirvesi” olarak nitelendirdi.
“Ankara Zirvesi Uygulama Zirvesi Olmalı”
Lahey Zirvesi’nde verilen taahhütlerin Ankara’da hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Rutte, zirvenin üç temel önceliğini şöyle sıraladı:
- Savunma Harcamaları ve Sanayisi: Avrupalı müttefiklerin ve Kanada’nın savunmaya 250 milyar dolarlık ek kaynak ayırmasının etkileyici olduğunu belirten Rutte, artık üretimi hızlandırmanın ve teslimat sürelerini kısaltmanın kritik olduğunu ifade etti.
- Ukrayna’ya Destek: Ukrayna’ya sağlanan desteğin kesintisiz devam etmesi gerektiğini belirtti.
- NATO 3.0: “Daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa” vizyonuyla savunma sanayisi üretiminin artırılması.
“Türkiye, NATO İçin Son Derece Önemli”
Türkiye’nin 1952’den bu yana İttifakın vazgeçilmez bir parçası olduğunu belirten Rutte, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin donanım ve eğitim seviyesine dikkat çekti. Türkiye’nin yaklaşık 3 bin şirketten oluşan devasa savunma sanayisi altyapısına övgüde bulunan Genel Sekreter, Ankara’nın Savunma Sanayii Forumu’na ev sahipliği yapmasının son derece isabetli olduğunu kaydetti. Rutte, Türkiye’nin terörizmle mücadele konusundaki sağladığı bilgilerin de İttifak güvenliği için kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
“NATO 3.0” ile Yeni Dönem
Rutte, “NATO 3.0” kavramını ABD’ye aşırı bağımlı olan “NATO 2.0” yapısından farklı bir model olarak tanımladı. Bu modelde Avrupa’nın daha fazla sorumluluk üstleneceğini belirten Rutte; 3 Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nın Avrupa ülkeleri tarafından devralınacağını ve Ukrayna’ya sağlanan mali destekte Avrupalıların öncü olacağını duyurdu.
“En Büyük Tehdit Rusya”
Genel Sekreter, önümüzdeki 10 yıl için İttifakın karşı karşıya olduğu en büyük tehdidin Rusya olduğunu belirtti. Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta ağır kayıpları göze aldığını ifade eden Rutte, Rusya’nın; Çin, İran ve Kuzey Kore ile birlikte hareket ettiğine dikkat çekerek, müttefiklerin bu dörtlü yapı karşısında saf davranmaması gerektiği uyarısında bulundu.
Nükleer Caydırıcılık ve Kapsayıcılık
Avrupa’nın güvenliği konusunda kapsayıcılığın önemini yineleyen Rutte, AB’nin savunma girişimlerini NATO ile tamamlayıcı bir unsur olarak değerlendirdi. Nükleer caydırıcılık konusunda ise İngiltere, ABD ve Fransa’nın sağladığı mimarinin, Rusya karşısında güçlü bir stratejik denge oluşturduğunu belirterek, Fransa’nın bu alandaki yaklaşımını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.